Siyaset

Hakan Fidan'ın Rusya ziyaretinden hangi sonuçlar çıktı?

18.06.2026 18:04 BBC Türkçe - Siyaset
Kaynak, Murat Gök/ Anadolu/ Getty Images

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 16-17 Haziran'daki Rusya ziyareti, Ankara-Moskova arasında son dönemlerde yapılan en yoğun temaslara sahne oldu.

NATO zirvesine üç hafta kala yapılan görüşmeler, başta Ukrayna savaşı olmak üzere ittifakı ilgilendiren güvenlik konularına ilişkin Rusya'nın pozisyonunun anlaşılması ve başta Karadeniz ve Kafkasya olmak üzere Ankara'nın hassasiyetlerinin aktarılması açısından önemliydi.

Fidan, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov başta olmak üzere Rusya'nın önde gelen en üst düzey güvenlik ve istihbarat yetkilileri ile biraraya geldi.

Dışişleri Bakanı'nın görüştüğü yetkililer arasında Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Shoigu, iç istihbarattan sorumlu FSB Başkanı Aleksandr Bortnikov, dış istihbarattan sorumlu SVR Başkanı Sergey Narışkin ve askeri istihbarattan sorumlu GRU Başkanı Igor Kostyukov da yer aldı.

Fidan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Tataristan Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da bir araya geldi. Putin ve Fidan'ı Mayıs 2025'te de biraraya gelmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Putin arasındaki son görüşme Aralık 2025'te Türkmenistan'da yapılmıştı.

Erdoğan-Putin arasında Rusya topraklarındaki son görüşme 2023'te Soçi'de gerçekleşmişti.

Taraflar arasında son dönemde görüşme trafiğinde azalma gözlenmesi ve özellikle bölgesel konulardaki görüş ayrılıklarının belirgin hale gelmesi, Ankara-Moskova arasında son 20 senede geliştirilen ortaklık ilişkisinin sonuna gelindiği değerlendirmelerine neden olmuştu.

Türk dışişleri bakanının ziyaretinde her iki taraftan verilen mesajlar, Ankara-Moskova ilişkilerinin özellikle de ikili ekonomik, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda hâlâ değerli olduğunu vurguladı.

Lavrov, basın toplantısında ikili ilişkilere değinirken Türkiye ile başta liderler olmak üzere her düzeyde yoğun temas trafiğinin sürdüğünü, özellikle turizm ve enerji alanında somut sonuçların alındığı vurgusunu yaptı.

Lavrov, bu kapsamda, ilk reaktörünün bu sene içinde faaliyete geçmesi beklenen Akkuyu nükleer santral projesinin devam ettiğini anımsatırken, 2025 senesinde yedi milyon Rus turistin Türkiye'yi ziyaret ettiğini kaydetti.

Fidan da ziyaretin ardından Türk basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, "Bütün bu görüşmelerde şunu gördük: İkili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışmak konusunda hiçbir sıkıntı yok. Her iki ülke de mümkün olan her alanda işbirliği yapmak istiyor. Türkiye-Rusya ilişkilerinde bir değişiklik yok" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin Rusya ile "çok özel bir ilişki" geliştirdiğini, çok ciddi sıkıntılı alanlar olmasına rağmen güven ortamı oluşturduklarını kaydetti.

Türkiye ve Rusya, özellikle Suriye iç savaşının sürdüğü dönemde karşı tarafları desteklemelerine karşın sahada çatışmanın daha da artmaması için işbirliği yapmışlar ve çeşitli mekanizmalar oluşturmuşlardı.

Taraflar, Kafkasya ve Libya gibi önemli çatışma bölgelerinde de farklı pozisyonlar içinde olmalarına karşın diyaloğu devam ettirmişlerdi.

Fidan'ın Rusya ziyaretinin en önemli unsurlarından biri zamanlaması oldu.

Türk dışişleri bakanı, NATO tarihinin en kritik toplantılarından biri olması beklenen Ankara Zirvesi öncesi Moskova ve Kazan'da yaptığı görüşmelerle Rusya'nın tüm ittifakı ilgilendiren jeopolitik konulara nasıl baktığını ilk ağızdan duyma olanağını elde etti.

Bu konuların başında Rusya'nın 2022'den bu yana devam eden Ukrayna'yı işgal girişimi yer alıyor.

Türkiye, savaşın başladığı andan itibaren Rusya ve Ukrayna liderlerini olası bir kalıcı barış anlaşması müzakeresi için ağırlamaya hazır olduğunu kaydetti ve başta Karadeniz Tahıl Girişimi olmak üzere bazı somut inisiyatifleri yaşama geçirdi.

Ukrayna tarafı ile sıkı bir görüşme trafiği yürüten Fidan'ın benzer çağrıları bu ziyarette de yaptığı biliniyor.

Kaynak, Omar Havana/ Getty Images

Ancak Fidan, ziyaret sonunda yaptığı açıklamada Rusya tarafında kalıcı barışa dönük olumlu bir değişim görmediğini, "Rus yetkililerin Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok' diyorlar" ifadeleriyle yansıttı.

Rusya, Ukrayna'nın doğusunda bulunan Donetsk bölgesinin bazı bölgelerini işgal etti.

Ukrayna ile varılacak anlaşmada Donetsk'in işgal altına alınamayan kısmının da kendisine verilmesini şart koşan Rusya, ayrıca 2014'te ilhak ettiği Kırım'ın da kendi toprağı olduğunun kabul edilmesini istiyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin de katılımcıları arasında olduğu Ankara Zirvesi'nde Rusya'nın bu tavrına karşı nasıl bir yaklaşım izleneceği ele alınacak konular arasında olacak.

Fidan'ın Rus yetkililerle görüşmelerinde gündeme getirdiği iki hassas konu Karadeniz güvenliği ve Kafkasya'da son dönemde yaşanan gelişmeler oldu.

Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'e sıçramaması için her iki tarafla da çatışmaların başladığı ilk dönemden itibaren temasta kaldı.

Son bir yılda aralarında Türk bandıralı gemiler ve Türk balıkçı teknelerinin de olduğu sivil deniz araçlarına dönük saldırılar Ankara'nın kaygılarını artıran gelişmeler arasında oldu.

En son Karadeniz açıklarında yapılan bir saldırıda hedef alınan balıkçı teknesinde bir Türk balıkçı yaşamını yitirdi. Ankara'dan bu yönde yapılan açıklamalarda saldırının kim tarafından ve neden gerçekleştirildiği bilgisine yer verilmedi.

Fidan, Lavrov ile düzenlenen basın toplantısında, Karadeniz'de deniz güvenliğini tehdit eden saldırıların önlenmesi için bazı önlemlerin alınması gerektiğini kaydederken "Son dönemde ülkemizin Karadeniz'deki çıkarlarına halel getirebilecek hadiselerin önünün alınmasına yönelik beklentimizi de değerli meslektaşıma ayrıca ilettim. Bu çerçevede Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin teminat altına alınması için neler yapılabileceğine dair fikir teatisinde bulunduk" değerlendirmesini yaptı.

Rus bakan ise Türkiye'ye tahıl taşıyan gemilere yönelik saldırıların Ukrayna tarafından yapıldığını iddia ederken "Karadeniz bölgesinde güvenliğin sağlanmasıyla ilgili yoğun etkileşimde olma konusunda mutabık kaldık" diye konuştu.

Moskova ve Kazan'da gerçekleştirilen görüşmelerin önemli başlıklarından biri de Kafkasya oldu.

Ermenistan'da 7 Haziran'da yapılan seçimleri kazanan Nikol Paşinyan'ın Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme süreçlerine bağlılığını ifade etmesi ve özellikle Avrupa ile ilişkileri yoğunlaştıracak olması Rusya'nın da bölgeye bakışı açısından önemli gelişmeler olarak görülüyor.

Rusya'nın, Ermenistan'ı AB ile ilişkiler konusunda uyarırken Ukrayna örneğini vermesi kaygı verici bir söylem olarak değerlendirilmişti.

Kaynak, Ludovic Marin/AFP/Getty Images

Fidan'ın bu süreçte Rusya tarafına Kafkasya'da barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesi için 2021 yılında oluşturulan 3+3 bölgesel işbirliği platformunun yeniden işlevselleştirilmesi önerisinde bulunması dikkat çekti.

Türkiye'nin girişimiyle oluşturulan platform Türkiye, Rusya, İran'ın yanı sıra Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın katılımını öngörüyor ve taraflar arasında ekonomik, enerji ve ticaret ilişkilerinin canlandırılmasını amaçlıyor.

Son toplantısını 2024'te gerçekleştiren platform, taraflar arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle önemli bir somut sonuç üretemedi.

Gürcistan, Güney Osetya ve Abhazya'yı işgali altına tuttuğu gerekçesiyle Rusya'nın içinde olduğu herhangi bir platformda yer almayacağını kaydetmiş ve bu toplantılara hiç katılmamıştı.

Fidan ise yaptığı açıklamalarda, bu platformun işbirliği için önemli bir potansiyel barındırdığını kaydetti ve Rusya ile bunun canlandırılması konusunda mutabık kaldıkları bilgisini verdi.

Dışişleri Bakanı, "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz: Rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Ortadoğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz" değerlendirmesini yaptı.